top of page
Ara

Seni Seviyor, Peki İlişki Kurabiliyor mu?

3 gün önce
3 dakikada okunur

Son zamanlarda seanslarda aldığım bir soruyu yanıtlamak istedim.

İlişkilerde kendimizi bazen tek bir sorunun etrafında buluyoruz:

“Beni seviyor mu?”

Bu soru elbette önemli. Ama klinik olarak çoğu zaman burada durmuyorum.

Çünkü bir insanın bizi sevmesiyle, bizimle sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişki kurabilmesi aynı şey olmayabilir.



Bir insan bizi gerçekten sevebilir. Bizi özleyebilir, kaybetmek istemeyebilir, bizim için kaygılanabilir, bize bağlanabilir.

Ama bütün bunların yanında, kurduğu ilişki bizim için güvenli, huzurlu ve iyi hissettiren bir ilişki olmayabilir.

İşte benim için asıl önemli soru burada başlıyor:

“Bu insan beni seviyor mu?” kadar, “Ben bu ilişkinin içinde nasıl hissediyorum?”


Sevgi ile  sağlıklı ilişki kurabilmek neden aynı şey değil?

Çünkü sevgi çoğu zaman bir duygu olarak yaşanıyor.

İlişki ise yalnızca hissetmekten ibaret değil.

Bir ilişkinin içinde kendimizi güvende hissedebilmek, karşı tarafın davranışlarının öngörülebilir olması, zorlandığımızda ilişkinin tamamen tehdit altında hissettirmemesi ve kendimizi sürekli olarak ilişkinin devam edip etmeyeceğini düşünürken bulmamamız da önemli.

Bu nedenle bazen seanslarda bir kişinin partneri hakkında:

“Ama beni gerçekten seviyor.”

dediğini duyduğumda, sevginin gerçek olup olmadığını tartışmak yerine başka bir yere bakıyorum.

“Peki sen onunla birlikteyken kendini nasıl hissediyorsun?”

Çünkü bazen sevgi vardır ama kişi kendisini sürekli kaygılı hisseder.

Yakınlık vardır ama güven duygusu zayıftır.

Bağ vardır ama ilişkinin içinde sürekli bir belirsizlik yaşanır.

Ve insan tam da burada çok zor bir yerde kalabilir.

Çünkü karşısındaki insanın sevgisini inkâr edemez.

Ama aynı zamanda ilişkinin içinde kendisini iyi de hissetmiyordur.

Bir insanın seni sevmesi, o ilişkinin sana iyi geldiğini göstermez

Bence ilişkilerde en zor ayrımlardan biri bu.

Çünkü sevgi, yaşadığımız olumsuz deneyimleri anlamlandırmak için bazen çok güçlü bir gerekçeye dönüşebiliyor.

“Beni seviyor, sadece zorlanıyor.”

“Bana değer veriyor ama şu sıralar hayatı çok yoğun.”

“Beni kaybetmek istemiyor, o yüzden böyle davranıyor.”

Bunların hepsi doğru olabilir.

Ama başka bir soru yine de orada duruyor:

“Bütün bunlar doğru olsa bile, ben bu ilişkinin içinde nasıl bir hayat yaşıyorum?”

Bir ilişkinin neden böyle olduğunu anlamak kıymetli.

Fakat nedenini anlamak, o ilişkinin bizim için iyi olduğu anlamına gelmiyor.

Bir davranışın arkasındaki korkuyu, geçmiş deneyimi veya savunmayı anlayabiliriz.

Ama aynı zamanda o davranışın bizde yarattığı duyguyu da ciddiye alabiliriz.

Bence yetişkin ilişkilerinde zor olan biraz da bu:

Karşımızdaki insanı anlamaya çalışırken kendimizi kaybetmemek.

Peki kişi kendisini ilişkinin içinde güvende hissediyor mu?

Benim için önemli sorulardan biri bu.

Partnerinin yanında kendin olabiliyor musun?

İlişkinin yarın ne olacağını sürekli tahmin etmeye çalışıyor musun?

Sevildiğini hissetmek için sürekli bir işaret arıyor musun?

Yakınlaştığınızda huzur mu hissediyorsun, yoksa bir sonraki uzaklaşmayı beklemeye mi başlıyorsun?

Bir problem olduğunda ilişkinin tamamen biteceğinden korkuyor musun?

Ve belki de en önemlisi:

Bu ilişkinin içinde kendini daha çok güvende mi, yoksa daha çok tetikte mi hissediyorsun?

Çünkü bazen bir ilişkinin bize iyi gelip gelmediğini anlamak için yalnızca partnerimizin bize ne hissettiğine bakmak yeterli değildir.

Bizim o ilişkinin içinde nasıl birine dönüştüğümüze de bakmak gerekir.

Daha sakin biri miyiz?

Kendimizi daha özgür hissediyor muyuz?

Hayatımıza devam edebiliyor muyuz?

Yoksa sürekli karşı tarafın davranışlarını anlamaya, ilişkinin geleceğini tahmin etmeye ve onun duygularından emin olmaya mı çalışıyoruz?

Bazen potansiyele değil, deneyime bakmak gerekir

İlişkilerde insanı en çok zorlayan şeylerden biri de karşımızdaki kişinin potansiyelidir.

“Böyle devam etmeyecek.”

“Bir gün kendisini daha rahat ifade edecek.”

“Zamanla daha güvenli bir ilişki kurabileceğiz.”

Belki gerçekten de değişebilir.

Ama klinik olarak benim için önemli olan yalnızca “Bir gün nasıl olabilir?” sorusu değil.

“Bugün bu ilişkinin içinde ne yaşıyorsun?”

Çünkü gelecekte değişme ihtimali olan bir insanla değil, bugün hayatımızda olan insanla ilişki yaşıyoruz.

Ve bazen bir ilişkinin bizim için uygun olup olmadığını anlamak, partnerimizin bizi ne kadar sevdiğinden çok, o ilişkinin içinde kendimizi nasıl hissettiğimize bakmayı gerektiriyor.

O zaman soru biraz değişiyor

Belki ilişkilerde kendimize yalnızca:

“Beni seviyor mu?”

diye sormak yerine şunları da sorabiliriz:

“Bu ilişkinin içinde kendimi güvende hissediyor muyum?”

“Bu ilişki bana huzur mu veriyor, yoksa sürekli bir belirsizlik içinde mi tutuyor?”

“Kendim olabildiğim bir alan mı burası?”

“Bu ilişkide kendimi değerli hissetmek için sürekli bir şeylerin değişmesini mi bekliyorum?”

Ve belki en zor soru:

“Karşımda beni seven bir insan var mı?”dan önce, “İçinde bulunduğum ilişki bana iyi geliyor mu?”

Çünkü bir insanın bizi sevmesi çok kıymetli.

Ama bazen sevginin yanında güven, istikrar, karşılıklılık ve duygusal olarak kendimizi emniyette hissedebildiğimiz bir ilişki alanına da ihtiyaç duyuyoruz.

Ben klinik çalışmada bu nedenle yalnızca insanların birbirlerine ne hissettiğiyle değil, o ilişkinin içinde nasıl bir deneyim yaşadıklarıyla da ilgileniyorum.

Çünkü bazen en önemli veri, partnerimizin “Seni seviyorum” demesi değil;

bizim o ilişkinin içinde kendimizi nasıl hissettiğimizdir.

Ve belki de bir ilişkinin bize iyi gelip gelmediğini anlamanın en dürüst yolu, bir süreliğine karşımızdaki insanın ne hissettiği sorusunu bırakıp kendi içimizde ne olduğuna bakabilmektir.


Kaynakça:

  • Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development. Routledge.

  • Johnson, S. M. (2019). Attachment Theory in Practice: EFT with Individuals, Couples, and Families. Guilford Press.

  • Gottman, J. M., & Gottman, J. S. (2015). 10 Principles for Doing Effective Couples Therapy. W. W. Norton & Company.

  • Christensen, A., Doss, B. D., & Jacobson, N. S. (2020). Reconcilable Differences: Rebuild Your Relationship by Rediscovering Your Love. Guilford Press.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page